INGILIZCE PRESENT PERFECT : EVER / NEVER - YAKIN GEÇMIŞ ZAMAN: HIÇ / ASLA - TÜRKÇE KONU ANLATIMI

Orta düzey İngilizce öğrenenlerin gramer, kelime, spelling, reading gibi konularla ilgili merak ettiklerini sorabilecekleri bölüm...
Kullanıcı avatarı
yapay-zeka
Site Kurucusu Admin
Mesajlar: 211
Kayıt: Çrş Şub 22, 2017 7:52 pm
Konum: Adana
İletişim:

INGILIZCE PRESENT PERFECT : EVER / NEVER - YAKIN GEÇMIŞ ZAMAN: HIÇ / ASLA - TÜRKÇE KONU ANLATIMI

Mesajgönderen yapay-zeka » Prş Mar 30, 2017 2:11 pm

We use "the Present Perfect" to ask about people's experiences. We don't ask about when these experiences happened.We often use the Present Perfect with "ever" and "never".
(Yakın geçmiş zamanı kişilere tecrübeleri hakkında soru sormak için kullanırız.Bu tecrübelerin ne zaman yaşandığını sormayız.Yakın Geçmiş Zaman şeklini sıkça “ever” ve “never” ile beraber kullanırız. )

"Ever" means at any time in your life until now.
(“Ever” hayatının şimdiye kadar olan herhangi bir zamanında.)


-It is often used in questions for emphasis.
(-Sıkça sorularda vurguda bulunmak için kullanılır.)

Examples (Örnekler):
Have you ever met a famous person?
(Hiç ünlü bir kişiye rastladınız mı?)

Have you ever been to Egypt?
(Hiç Mısır’da bulundunuz mu?)

Have you ever seen a tiger in the wild?
(Hiç vahşi ortamda bir kaplan gördünüz mü?)



-"Ever" is also used with "nothing" and "nobody" to talk about things that haven't happened.
(-“Ever” aynı zamanda hiç olmamış şeyler hakkında konuşmak için “nothing” ve “nobody” ile beraber kullanılır.)

Examples (Örnekler):
Nobody has ever travelled through time.
(Hiç kimse şu ana kadar zamanda gezinmemiştir.)

Nothing has ever tasted as good as home cooking.
(Hiçbir şey şu ana kadar ev yemekleri kadar lezzetli olmamıştır)


-"Ever" is also used with "the first time" for first experiences.
(-“Ever” aynı zamanda ilk tecrübeler anlamında “the first time” ile beraber kullanılır.)

Examples (Örnekler):
This is the first time I have ever seen a giraffe in real life.
(Bu bir zürafayı gerçek hayatta gördüğüm ilk zamandır.)

This is the first time I have ever eaten kangaroo.
(Bu ilk defa Kanguru eti yiyişimdir.)




"Never" is originally the contraction of "not ever".
(“Never” aslında “not ever” in kısaltılmış şeklidir.)

"Never" means the subject hasn't had a certain experience before.
(“Never” öznenin daha önce belli bir tecrübesi olmadığı anlamına gelir.)

Examples (Örnekler):
I've never been abroad.
(Ben daha önce hiç yurt dışında bulunmadım.)

I've never gone skiing.
(Daha hiç kayak kaymadım.)

I've never had a cat.
(Hiç kedim olmadı.)


"Never" can be used in negative questions to show surprise that someone hasn't had a particular experience before.
(“Never” olumsuz sorularda, bir kişinin daha önce belirli bir tecrübe yaşamamış olmasından dolayı duyulan süprüzü ifade etmek için kullanılabilir.)

Examples (Örnekler):
Have you never played tennis?
(Hiç tenis oynamadın mı?)

Have you never seen the film Titanic?
(Hiç Titanic filmini seyretmedin mi?)



NB: Compare "been" and "gone":
(NOT: “Been” ve “gone” karşılaştırın:)

He's gone to Paris.= He's in Paris now.
((Paris’e gitti = O şu anda Paris’te))

He's been to Paris.= He went to Paris and came back.
((O Paris’teydi = Paris’e gitti ve geri geldi))

“Intermediate” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir